'Su canavarı' gübre ve hayvan yemi olacak

Lübnan'ın Beka Vadisi'nden başlayan, Suriye sınırını aşarak Türkiye'ye ulaşan ve ters akmasıyla bilinen Asi Nehri'nin üzerini kaplayan su canavarı da olarak bilinen su sümbüllerinin temizlik çalışması devam ediyor. Toplanan su sümbüllerinin gübre ve hayvan yemi olarak değerlendirebileceği belirtildi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
'Su canavarı' gübre ve hayvan yemi olacak
Lübnan'ın Beka Vadisi'nden başlayan, Suriye sınırını aşarak Türkiye'ye ulaşan ve ters akmasıyla bilinen Asi Nehri'nin üzerini kaplayan su canavarı da olarak bilinen su sümbüllerinin temizlik çalışması devam ediyor. Toplanan su sümbüllerinin gübre ve hayvan yemi olarak değerlendirebileceği belirtildi.
Mersin haber 33 - Mehmet Sözen

Lübnan’ın Beka Vadisi’nden başlayan, Suriye sınırını aşarak Türkiye’ye ulaşan ve ters akmasıyla bilinen Asi Nehri’nin üzerini kaplayan "su canavarı" da olarak bilinen su sümbüllerinin temizlik çalışması devam ediyor. Toplanan su sümbüllerinin gübre ve hayvan yemi olarak değerlendirebileceği belirtildi.

Hatay’ın merkezi ilçesi Antakya’da sonbaharla birlikte Asi Nehri’ni su sümbülleri kapladı. Çok hızlıca yayılması ve ekosistemdeki canlılara zarar veren bir bitki türü olarak bilinen su sümbülleri Asi Nehri’ni tamamen kaplamasının ardından Hatay Büyükşehir Belediyesi ekipleri harekete geçerek tekne ile temizleme çalışması yapıyor.

Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Cengiz Eraslan, su sümbüllerinin nehri kaplamasının tarımsal sulama, iklimsel değişiklik ve çevresel faktörlerden kaynaklandığını söyledi.

Su sümbüllerinin yıllardır gündemlerinde olduğunu belirten Eraslan, "Asi Nehri Lübnan’ın Beka Vadisi’nden doğan ilimizde 98 kilometrelik bir yolu kat ederek Samandağ’da denize dökülüyor. Asi yaşayan bir mekanizma aynı zamanda. Asi’de oluşabilecek her türlü olumsuz, çevresel faktörler su sümbülleri gibi ideal yaşam ortamı oluşturuyor. Son yıllarda bilindiği üzere resmi rakamlara göre 500 bin gayri resmi rakamlara göre 1 milyon misafir yükümüz var. Misafir yükünün aşırı su kullanımı, çevresel kirliliklere sebebiyeti bu tür olumsuz etkileri de yanında getiriyor. Asi doğal güzellikleri sağladığı gibi kuraklık döneminde çiftçimizin kurtarıcısı pozisyonunda. Tabi bu olumsuzluklar su sümbüllerine ideal yaşam ortamı oluşturuyor. Ne kadar kirlilik varsa o kadar çabuk büyüyor, çok yayılmacı bir bitki. Güney Afrika menşeli olmasına rağmen ilimizde de görülüyor. Her dönem rastlıyoruz ama bu dönemde yaşadığımız sıkıntı kuraklığa bağlı yağışın az oluşu, birikmelere sebep oldu" dedi.

Asi Nehri ile birlikte 180 kilometrelik kıyı şeridinde de temizlik çalışmaları yaptıklarını belirten Eraslan, şöyle devam etti:

“180 kilometrelik bölgemizde kıyı temizliği yapıyoruz. Deniz yüzeyindeki atıkları topluyoruz. Aynı şekilde Asi’de son 3 yıldır temizlik yapıyoruz. Yaklaşık 400 tona yakın atık topladık. Bu atık oranında büyük bölümünü su sümbülleri oluşturuyor. Ciddi manada hacimsel ve kilogram olarak da yoğunluğa sahip. Teknelerimiz her yıl Haziran ve Aralık ayı içerisinde yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Son 3 yıldır bu kadar yoğunlaşmasının sebebi Asi’ye gelen su kaynaklarının azalması ve en önemli sebebi de bu yıl yaşadığımız iklim değişikliği kaynaklı kuraklık. Çevresel tüm etkinlikler Asi Nehri’ne de yansıyor.”

Eraslan, su sümbüllerinin yeşil atık olduğunu gübre ve hayvan yemi olarak değerlendirebileceklerini belirterek, “Her yıl bunlarla mücadele ediyoruz ama bu atıklarda malum yeşil atıklar. Birçok ülkede organik gübre ve hayvan yemi olarak değerlendirilebiliyor. Bizde bunlarla ilgili görüşmelerde bulunduk. Hazırlıklarımız bittikten sonra gerekli raporlamayı yapacağız. Belki uzun vadede, park ve bahçelerde oluşan yeşil atıklar ve su sümbülleri ile beraber en azından gübre üretebileceğiz. Bunların hazırlığını yapıyoruz, eğer belli bir olgunluğa eriştirebilirsek bununla ilgili çalışmalara başlayacağız” dedi.

İhlas Haber Ajansı

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN