'Yaşamak güzel, bir şeyler öğrenmek daha da güzel'

Mersin'de 42 yıl önce yakalandığı behçet hastalığı nedeniyle genç yaşta gözlerini kaybeden 1 çocuk annesi 63 yaşındaki Aliye Özçelik, evde kendi işlerini yapmasının yanı sıra gittiği el sanatları kursu ile dekoratif örgü örmeyi öğrendi. Dört dörtlük sağlıklı olup da hiçbir şey yapamayanlar olduğuna dikkat çeken Özçelik tüm engeli bulunanların bunu dikkate alarak hayata katılmasını isteyerek 'Yaşamak güzel, bir şeyler öğrenmek daha da güzel' diyerek mesaj verdi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Mersin haber 33 - Mersin Haber

Mersin’de 42 yıl önce yakalandığı behçet hastalığı nedeniyle genç yaşta gözlerini kaybeden 1 çocuk annesi 63 yaşındaki Aliye Özçelik, evde kendi işlerini yapmasının yanı sıra gittiği el sanatları kursu ile dekoratif örgü örmeyi öğrendi. Dört dörtlük sağlıklı olup da hiçbir şey yapamayanlar olduğuna dikkat çeken Özçelik tüm engeli bulunanların bunu dikkate alarak hayata katılmasını isteyerek “Yaşamak güzel, bir şeyler öğrenmek daha da güzel” diyerek mesaj verdi.

Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından Erdemli Belediyesi Kültür Merkezi’inde dekoratif el sanatları örgü kursu açıldı. Kursa komşusu ve arkadaşı olan Aynur Adanır’ın girişimiyle 21 yaşında gözlerini behçet hastalığı sonrası tamamen kaybeden 63 yaşındaki Aliye Özçelik’te katıldı. Kurs sayesinde hem hayata karışan hem de çeşit çeşit örgüler örmeye başlayan Özçelik’in yeni arkadaşları da oldu, hayatına renk geldi. Kendisinin herkese örnek olmasını isteyen Özçelik, yaşamın güzelliğinden kimsenin vazgeçmemesini istedi.

“Her işimi kendim yapıyorum”

Yakalandığı Behçet hastalığı nedeniyle gözlerini kaybettiğini anımsatan 1 çocuk annesi Aliye Özçelik,” Tedaviler, ameliyatlar hiçbir şey çözüm olmadı. Her işimi kendim yapıyorum. Mesela bulaşık makinesi kullanmayı sevmiyorum ben. Elde yıkamak daha çok hoşuma gidiyor. Bulaşıklarımla konuşuyorum, ‘iyi ki Allah helal bir rızık vermiş sağlıkla pişirmişim yemişim ve de şuanda bulaşıklarını yıkıyorum’ diyorum” dedi.

Kursa katılma hikayesini anlatan Özçelik,” Aynur arkadaşım bir senedir söylüyordu bana. Başta bir türlü cesaret edemedim, nasıl karşılanırım, her hangi bir süreç yaşar mıyım, uyum sağlayabilir miyim diyordum geldim, kendime özelim oldu, kendime zaman ayırmış oldum. Bütün kadınlara da tavsiye ederim. Bir çok bere, kaşkol ve yelek gibi şeyler ördüm. Örnekleri de hocalarım bana tarif ediyor, ezberliyorum o şekilde ters düz ters düz örüyorum” diye konuştu.

“Yaşamak güzel”

Kurs sayesinde topluma karışıp, çeşitli insanlarla tanışıp güzel dostluklar kurduğunu dile getiren Özçelik, daha fazla kişi tanıdığını insanları da seslerinden ayırt etmeye başladığını kaydetti.

Görme ve ortapedik engeli bulunanlara tavsiye de bulunan Özçelik,” Dört dörtlük sağlıklı olup da hiçbir şey yapamayanlar var. Bunu göz önünde bulundursunlar, engelliyiz diyerek hayattan soğumasınlar. Yaşamak güzel, bir şeyler öğrenmek daha da güzel” ifadelerini kullandı.

Kurstakiler arkadaşı oldu

Bir yıl boyunca Aliye Özçelik’i ikna etmeye çalıştığına dikkat çeken arkadaşı Aynur Adanır, “Şu anki durumdan oda çok memnun bende çok memnunum. Bir gün ben bir şeye çok üzüldüm “Sakın dağlama, elin ayağın tutuyor, gözlerin görüyor, her şeye şükret, birde bana bak’ dedi. Ben de hayata çok farklı gözlerle baktım. O yüzden o benim sultanım oldu. Her zaman yanımda, ben de her zaman onun yanındayım.

Her yaştan 12 kursiyeri olduğunu aktaran kurs hocası Derya Balkanlı, Aliye hanımın özel bir kursiyeri olduğunu ve onu tanıdıktan sonra her şeyin farklı olduğunu söyledi.

Evde yalnız kaldığı için kızının önerisi ile kursa gelen 65 yaşındaki Naciye Özkan da Aliye hanımı görünce hayat daha güzel bakmaya başladığını dile aktardı.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN