Başkan Seçer: 'Mersin hem sanatın hem de sanatçının kenti olsun istiyoruz'

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, özel bir televizyon kanalından yayınlanan 'Görkemli Hatıralar' programının konuğu oldu. Sanatçı Onur Akın ve Mustafa Özarslan'ın unutulmaz eserleri seslendirdiği programda Başkan Seçer, Mersin'i hem sanatın hem de sanatçının kenti haline getirmek istediklerine söyledi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Başkan Seçer: 'Mersin hem sanatın hem de sanatçının kenti olsun istiyoruz'
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, özel bir televizyon kanalından yayınlanan 'Görkemli Hatıralar' programının konuğu oldu. Sanatçı Onur Akın ve Mustafa Özarslan'ın unutulmaz eserleri seslendirdiği programda Başkan Seçer, Mersin'i hem sanatın hem de sanatçının kenti haline getirmek istediklerine söyledi.
Mersin haber 33 - Mehmet Sözen

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, özel bir televizyon kanalından yayınlanan ‘Görkemli Hatıralar’ programının konuğu oldu. Sanatçı Onur Akın ve Mustafa Özarslan’ın unutulmaz eserleri seslendirdiği programda Başkan Seçer, Mersin’i hem sanatın hem de sanatçının kenti haline getirmek istediklerine söyledi.

Başkan Seçer, Mersin’in tarihine, sanatına, kültürel birikimine ilişkin açıklamalar yaparken, birbirinden değerli sanatçılardan, siyasetçilerden programa mesajlar yağdı.

Serhan Asker’in övgü dolu sözler ile bahsettiği Kültür Park’a ilişkin olarak Başkan Seçer, “Parkımız güzel. Gerçekten belki de dünyada eşi, enderi yok. 7,5 kilometrelik bir güzergah” dedi.

Çevre temizliği konusunda konuşurken küresel ısınma ve iklim değişikliğine de değinen Seçer, "Çevre sorunları, felaketleri. Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın birinci gündem maddesinin bu olması gerekiyor. İşte yaşanan afetler, yangınlar, seller, fırtınalar, boranlar. Çevreyi hunharca kullanıyoruz, horca kullanıyoruz. Daha bilinçli bir toplum umut ediyorum başta kendi bölgemizde. Ben Mersin’in Belediye Başkanıyım. Öncelikli olarak sorun alanı gördüğüm konuların Mersin’de daha iyi noktalara evrilmesinden sorumlu bir insanım. Örneğin temizlikse benim kentim temiz olursa, Zeydan Başkanımın kenti temiz olursa, Lütfü Başkanımın temiz olursa, Muhittin Başkanımın temiz olursa, bu sahil şeridi tertemiz bir sahil şeridi olur, kentler olur. Muazzam memleketler haline geliriz. Biz şöyle bir düşünce içerisindeyiz, bir kenti yönetirken, onların hizmetlerini yerine getirirken kente kendinizi ait hissetmelisiniz. Yani bu çalışanlar için de böyle. Sadece bir Belediye Başkanı için değil. Ben sabah kalkıyorum Mersin’le, akşam yatıyorum Mersin’le. Bütün hayatım Mersin benim. Benim kafamın arkasında hiçbir şey de yok. Ne para, ne pul, ne şöhret, ne makam. Böyle bir derdimiz yok. Biz koşullanmışız, Mersin’i bir noktadan teslim aldık, çok daha iyi noktalara getireceğiz. Mutluluk derecesi 10 üzerinden 5’se Mersin halkının, 5 yıl sonra 10 üzerinden 10 olsun istiyoruz. Herkes mutlu olsun, herkes huzurlu olsun. Yani biz böyle bir memleket hayaliyle hizmet yapıyoruz. Onun için de moralimiz, enerjimiz yerinde" diye konuştu.

“Böyle bir kadim kentin Belediye Başkanı olmaktan gurur duyuyorum”

Seçer, Mersin’in tarihi ve doğal güzellikleriyle kadim bir kent olduğunu ifade ederek, St. Paul, Antik yol, Kleopatra kapısı, Eshab-ı Kehf, Anemurium, Ayatekla Kilisesi gibi tarihi birçok bölgeyi anlattı. Seçer, “Ben elbette ki böyle bir kadim kentin Belediye Başkanı olmaktan gurur duyuyorum, onur duyuyorum ama bunun sorumluluklarını da taşıyorum” şeklinde konuştu.

Mersin’in tarihsel zenginliklerinin pek bilinmediğini ve yeterince tanınmadığını ifade eden Seçer, “Bu da bizim için çok derin bir yara. Bunu çözmemiz gerekiyor. Belediye Başkanı olduğumuz ilk günlerden bugüne bu gerçekle yüzleşerek çalışmalar yapıyoruz. Bizim Mersin’i tanıtacak çalışmalar yapmamız lazım, anlatmamız lazım. Bu konuda da belediye olarak çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Gerekli katkıyı sunmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Birkaç gün önce eski Turizm Bakanı bir ahbabının kendisini aradığını, Mersin’in tanıtımında kendi dönemi de dahil bugüne kadar yeterli katkı sağlanamadığını söylediğini kaydeden Seçer, “Gerçekten Mersin tarih kenti, Mersin kültür kenti, Mersin kadim kent ama yeterince tanıtmamız gerekiyor. Sadece Türkiye’ye değil, dünyaya tanıtmamız gerekiyor. Dünyanın bir ucundan insanlar buraya gelir. Yani burada St. Paul’un Kilisesi’nin, St. Paul’un kuyusunun olduğu bilinsin, dünyanın her tarafından ki biliniyor. Bu kanalları açalım. Turizm yatırımları yapalım. İşte uluslararası havaalanı. Çukurova Havaalanı. Uzun yıllardır yapılamıyor. 2013’te temeli atıldı, üzerinden 8 yıl geçti. Bu proje daha da önceki tarihlere dayanıyor. Oysaki turizm için çok önemli bir havaalanının olması, bunun uluslararası havaalanı olması, yeterli konaklayabileceğiniz tesislerinizin olması gerekiyor. Bizim Mersin’e gelen turist sayısı Antalya’nın yanında çok komik. Antalya’ya yılda 15-16 milyon turist gelir. Mersin’in ziyaretçi sayısı 120 bin, 130 bin. Maksimim 150 bin gibi bir turist” dedi.

“Şehrimizin direği Mersin’in kadınlarıdır”

Özellikle kırsal kesimlerde yaşayan spora yetenekli kız çocuklarının büyükşehrin bünyesinde geleceğin sporcuları olarak yetiştirildiği ‘Kır Çiçekleri’ projesinden bahseden Seçer, yönetime geldikleri günden bu yana kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık uyguladıklarını, Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi’ni kurduklarını söyledi. Seçer, “Şehrimizin direği Mersin’in kadınlarıdır. Kadınlarımız olmazsa o direk devrilir ve Mersin çöker. Elbette çok değerli, biz tabi burada cinsiyet ayrımından ziyade bir adaleti sağlama peşindeyiz. Yani pozitif ayrımcılığın da anlamı, manası budur. Çalışma hayatında, siyasal hayatta, sosyal hayatta kadınlarımız da erkekler kadar olma hakkına sahiptir. Bunu sağlamaya çalışıyoruz. Bu kente hizmet etmek zorundayız. Onun için de kendini kente ait hisseden, başta kadınlarla bu kenti ihya etmek istiyoruz” diye konuştu.

Seçer, Mersin’de devam eden Müzik Festivali’ne ilişkin değerlendirmede bulunarak, “Çok değerli sanatçılar var. Yine dünyaca ünlü Goran Bregoviç 2 Ekim’de sahne alacak Macit Özcan Spor Tesislerinde. Hemen ardından da Rus Kızıl Ordu Korosu geliyor Haluk Levent’le beraber. O da Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin bir organizasyonu. Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda, Kültür Park içerisinde olacak. Buradan da tüm Mersinli hemşehrilerime duyurmak istiyorum. 3 Ekim akşamı orada hep beraber olmak isteriz. Çok nefis bir konser olacak. Kızıl Ordu Korosu ve Haluk Levent” şeklinde konuştu.

“Mersin şenlenecek. Mersin sanata doyacak”

Seçer, sanatın her dalını önemsediklerini vurgulayarak, Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’na sınavla yeni sanatçılar kazandırdıklarını hatırlattı. Seçer, “Türk sanat müziği, Türk halk müziği, folklor, kent orkestrasında hem müzisyen hem ses sanatçısı olmak üzere 43 sanatçıyı daha bünyemize kazandıracağız. Mersin şenlenecek. Mersin sanata doyacak. Mersin etkinlikler kenti olacak” ifadelerini kullandı.

Pandemide zor günler yaşayan 2 bine yakın müzisyene imkan oluşturduklarını anlatan Seçer, “Pandemiyle beraber biz burada yerel gruplarımıza, yerel sanatçılarımıza, hem müzik gruplarımıza hem tiyatro topluluklarına imkan sağladık. Sadece fırsat verdik, yardım etmedik. Yardım etmek başka bir şey. Bakın sanatçıya yardım olmaz. Biz onlardan konser vermelerini istedik. Onlar da emeklerini ortaya koydu. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak elbette ki onların maddi olarak karşılıklarını vermek zorundaydık. Ben bunu yardım olarak kabul etmiyorum. İş bulamadıkları dönemde onlara iş oluşturduk. Hepsi bu. Buradan bir duyuru da yapmak istiyorum tiyatro konusunu kapatmadan. Bizim bu yıl sonuna kadar bütün etkinliklerimiz ücretsiz olacak. Buradan tüm Mersinlilere duyurmak istiyorum” dedi.

“Mersin hem sanatın hem de sanatçının kenti olsun istiyoruz”

Seçer, sanatın insanları bir araya getirme imkanı olduğunu vurguladı. Sanatın her alanına değer verdiklerini dile getirerek, sanatın insanları bir araya getirme gücüyle kentte huzur, mutluluk ve barışın tesis edilebileceğini kaydeden Seçer, “Sinema da Mersin’de muazzam alanlar bulabilir. Bir film platosu olabilir Mersin. Çünkü 12 ay iklimsel olarak da buna müsait. Doğal güzellikleri olarak müsait, kentin kültürel yapısı olarak müsait. Neden önemli filmler, ünlü filmler burada çekilmesin, tüm dünya bizi tanımasın? Biz bunun için her türlü alt yapıyı yapmaya gayret ediyoruz belediye olarak. Ama şunu da ifade edeyim; sanatçı Mersin’de hak ettiği yeri bugüne kadar maalesef umulan seviyede bulamamış. İnşallah bizim gayretlerimizle bundan sonra Mersin hem sanatın hem de sanatçının kenti olsun istiyoruz. Bizi sanat kurtaracak çünkü. İnsanları o bir araya getiriyor” şeklinde konuştu.

Programın sonunda Seçer, Onur Akın ve Mustafa Özarslan’ın söylediği ‘Güzel Günler Göreceğiz’ şarkısına eşlik etti.

İhlas Haber Ajansı

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN