Evlatlık verilen genç kadın 31 yıl sonra da olsa biyolojik ailesine kavuşmayı istiyor

2 yaşlarında olan kardeşi Ayşegül'e ve annesine seneler sonra da olsa kavuşmak istiyor.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Evlatlık verilen genç kadın 31 yıl sonra da olsa biyolojik ailesine kavuşmayı istiyor
2 yaşlarında olan kardeşi Ayşegül’e ve annesine seneler sonra da olsa kavuşmak istiyor.
Mersin haber 33 - Mehmet Sözen

2 yaşlarında olan kardeşi Ayşegül’e ve annesine seneler sonra da olsa kavuşmak istiyor.

Mersin’in Dalakderesi Mahallesi’nde yaşamakta olan 36 yaşındaki Elif Yörük, henüz 5 yaşındayken, ağabeyi Paşa ile beraber Antalya’da çocuk esirgeme kurumuna bırakıldı. Üvey anneleri tarafından kuruma getirilen iki kardeş, henüz kayıtları yapılmadan, senelerdir çocuk hasreti çeken Mersinli Zeki-Senem Yörük çifti tarafından evlat edinildi. Kimlikleri de olmayan iki kardeş, Mersin’de Yörük çiftinin evlatları olarak büyüdü. Bu süreçte Elif Yörük evlendi ve bir kız çocuk annesi oldu. Ağabeyi Paşa da bugün evli ve 3 çocuk babası bir maden mühendisi.

Eşi vefat eden ve bugün 16 yaşında olan kızıyla beraber Dalakderesi Mahallesi’nde babası Zeki Yörük ile beraber yaşamakta olan Elif Yörük, yaklaşık bir ay önce babasıyla konuşarak biyolojik ailesini bulmaya karar verdi. Evlat edinildiklerinde kimlikleri olmadığı için önceki soyadını bilmeyen genç kadın, hatırladığı anılarını sosyal ağlarda paylaşarak, ailesini bulmak için herkesten yardım istedi.

“1990’da üvey annem bizi Antalya’da çocuk esirgeme kurumuna bıraktı”

Babası Zeki Yörük’ün de biyolojik ailesini bulması için tam destek vermiş olduğu Elif Yörük, hayat öyküsünü İHA muhabirine anlattı. Hatırladığı kadarıyla Antalya’da 1990 senesinde üvey annelerinin ağabeyi ile beraber kendisini çocuk esirgeme kurumuna bıraktığını belirten genç kadın, “Şimdiki ailemin bizi aldığını biliyorum. Kız kardeşimi hatırlıyorum; 1,5 yaşlarındaydı adı Ayşegül’dü; ağabeyimle ikimiz bakardık ona. Ama üvey annemizin şiddetini hiç unutmuyoruz, çok işkence ederdi bizlere; adı Şehriban’dı. Babamız Mustafa o vakitler kamyon şoförüydü, boş kaldığında da otobüs sürerdi. Bunları hatırlıyorum” dedi.

Kardeşi Ayşegül’ü hiç unutmadığını vurgulayan Elif Yörük, “Antalya Ahatlı Mahallesinde yaşıyorduk. Biz, öz annemin vefat ettiğini zannediyorduk ama son edindiğim bilgilere göre, babam annemden bizi kaçırmış. Babam aslen Kayseriliymiş, bizi öz annemizden kaçırıp Antalya’ya getiriyor, orada bir kadınla evleniyor. Üvey anne de bizi istemediği için yurda bırakıyor. Ayşegül de bu kadından ama babamız aynı” ifadelerini kullandı.

“Bir aile severse ama bu kadar sevebilirdi, ama bu kadar iyi yetiştirebilirdi”

Yurda götürüldüklerinde kendinin 5 yaşında, ağabeyinin de 2-3 yaş büyük olduğunu söyleyen Yörük, “Esirgeme kısmını ben hatırlamıyorum ama o zaman ismi Paşa olan ağabeyim net hatırlıyor. Bu ailemi de öz ailem bildiğim için hiç yadırgamadım, üzülmedim. Ortaokul dönemlerimde bazı hatıralar canlanmaya başladı ve anneme ‘Benim bebeklik resimlerim nerde, beni nerde doğurdun?’ diye sormaya başladım. Sonrasında da etrafımdan duymaya başladım. İnanmadım, konduramadım hiçbir zaman, çünkü bir aile severse ama bu kadar sevebilirdi, ama bu kadar iyi yetiştirebilirdi beni. Rahmetli annem, doğurmadan anne olmaya en iyi örnektir, dört dörtlük baktı, bir dediğimi iki etmedi, her hatamda beni bağrına bastı. Onun hakkını ödeyemedim, ödeyemem de. Benim annem odur ama yine de insan geçmişini, kökünü merak ediyor” diye konuştu.

“Sosyal medyada paylaşım yaptım. Babam çok iyi karşıladı”

Geçmiş senelerde da biyolojik ailesini bulmayı düşündüğünü, fakat şu anki ailesine nankörlük yapmak istemediği için bugüne dek konuyu hiç açmadığını dile getiren Yörük, “Çünkü bizlere evlatlık olduğumuzu hiç hissettirmediler. Yaklaşık 1 ay önce babam konuşmak istedi; akabinde de ben duramadım, çünkü Ayşegül’ü rüyalarımda görüyordum. Bir adım atmak istedim, babamın da destek olacağını düşündüm ve çok iyi karşıladı. Sosyal medyada Antalya sayfasında paylaşım yaptım. Babam da zaten senelerdir ailemizi bulmak istiyormuş ama rahmetli annem bırakıp gitmemizden korktuğu için istememiş. İnsan anasından babasından gitmez, gidemez. Benimki yalnızca merak, diğer bir amacım da yok, her şeye de hazırlıklıyım” biçiminde konuştu.

“O adama, 32 senedir kafasını yastığa nasıl rahat koyduğunu sormak istiyorum”

Biyolojik babası ortaya çıkarsa ‘baba’ demek istemediğini vurgulayan genç kadın, “O adama, ortaya çıkarsa 32 senedir kafasını yastığa nasıl rahat koyduğunu sormak istiyorum. Benim babam beni 1 saat göremeyince kahroluyor, o 32 yıldır nasıl dayanmış, yaşıyorsa bunu sormak istiyorum. Kardeşimin hiç suçu yok, öğrendiklerime göre annemin de suçu yok, çünkü babam bizi kaçırmış. Annemle ilgili hiçbir bilgi yok” dedi.

Sağ elinin kesik parmaklarından tanıdılar

Sosyal medya paylaşımına ağabeyi ile küçüklük fotoğraflarını da ilave eden genç kadın, paylaşımının ardından çok fazla telefon geldiğini, Antalya’da o dönemdeki ev sahiplerinin ve komşularının kendine ulaştığını söyledi. Yörük, komşularının kendisini fotoğraftan ve küçükken kesilen sağ elinin iki parmağından tanıdıklarını belirterek, “Üvey annem, bizden sonra babamdan boşanmış ve Ayşegül’ü de alıp Kayseri’ye gitmiş. Babam da oradan ayrılmış” diye konuştu.

“Ne mutlu bizlere ki, iki evladımız oldu”

Çocukları evlat edinen 78 yaşındaki Zeki Yörük ise senelerce çocukları olmadığını, 13 yıl yaşadıkları Fransa’veya tedavi olmak amacı ile gittiklerini, fakat çocuklarının olamayacağını öğrendiklerini söyledi. 1986’da Mersin’e döndükten sonra Türkiye’deki çocuk esirgeme kurumlarına evlatlık başvurusu yaptıklarını anlatan baba Yörük, “Antalya’dan gelen haber üzerine eşim oraya gitti. Biz bir çocuk için başvuru etmiştik esirgeme kurumlarına. Eşim, bunların iki kardeş olduğunu öğrenmiş. Beni aradı, ben de kardeşler ayrılmasın diye ikisini de almasını istedim. Çocuk esirgeme kurumuna kaydı yapılmadan çocukları aldık ve Mersin’e getirdik. Çocukların kimlikleri yoktu, aynı hafta içerisinde nüfusta kayıtlarını üzerime yaptırdım. Ne mutlu bizlere ki, iki evladımız oldu, 4 torunum var. Dünyaları verseler birinin tırnağını veremem. Dünyada en mutlu insanlar olduğumuzu düşünüyorum. Eşime çok yalvardım, ‘ailelerini bulalım’ ya da ‘çocuklarımıza söyleyelim, onlar gitsin bulsun’ dedim. Ama eşim, çocuklarımızı elimizden alacaklarından korktuğu için karşı çıktı” ifadelerini kullandı.

Çocuklarının biyolojik ailelerini bulmalarını çok istediğini söyleyen Zeki Yörük, kızının bu girişimini de çok desteklediğini söyledi. Özellikle annelerinin ve kardeşlerinin bulunmasını isteyen Yörük, “Bilakis memnun oldum, ‘Bul getir kızım. Ben onlara da babalık yapacağım’ dedim” diye konuştu.

İhlas Haber Ajansı

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN