Faiz Karşılama Oranı Nedir?

Faiz karşılama oranı, bir şirketin faiz yükümlülüklerini karşılayabilmek için yeterli kazanca sahip olup olmadığını belirten orana verilen addır. Ayrıca faiz karşılama oranı, şirketin ödeyebileceği faizin kaç katı kadarını kazandığını da gösterir.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Faiz karşılama oranı, bir şirketin faiz yükümlülüklerini karşılayabilmek için yeterli kazanca sahip olup olmadığını belirten orana verilen addır. Ayrıca faiz karşılama oranı, şirketin ödeyebileceği faizin kaç katı kadarını kazandığını da gösterir. Kısacası bu oran, şirketin faiz giderini ödeyip ödeyemeyeceğini belirten bir orandır. Bu faiz karşılama oranının bir diğer adı, faizin kazanılma sayısıdır. Literatürde bu ad ile de anılmaktadır. Faiz kazanılma sayısı, elde edilen brüt satış karı ile kredi faizinin kaç kez ödenebileceğini açıklayan bir orandır. Burada bilinmesi gereken bir diğer nokta ise, ödenecek faiz borçları hesaba katılırken hem uzun vadeli hem de kısa vadeli faiz borçları birlikte hesaba katılmalıdır.

Faiz karşılama oranının yüksek çıkması, işletmenin alacaklarının faiz garantisinin yüksek olduğu ve ayrıca o işletmenin finansal gücünün de aynı derecede yüksek olduğu anlamına gelmektedir.

Faiz Karşılama Oranı Formülü ve Örneği

Faiz karşılama oranını şu şekilde hesaplamamız mümkündür:

Faiz Karşılama Oranı: Faaliyet Karı ( Faiz ve Vergiden Önceki Kar) / Faiz Giderleri

Faiz karşılama oranının hesaplanması karışık olabilmektedir. Bu sebeple bir örnek ile faiz karşılama oranını hesaplayalım.

Örnek :

Bir işletmenin bulunduğu dönemdeki karı 360.000 TL’dir. Bu işletmenin faiz giderleri 12.000 TL ise bu işletmenin faiz karşılama oranını hesaplayınız.

Çözüm :

F. K. O.: Faaliyet Karı ( Faiz ve Vergiden Önceki Kar) / Faiz Giderleri

F. K. O.: 360.000 / 12.000

F. K. O.: 3 olarak bulunur.

Bu örnekte dikkat edilmesi gereken konu şudur: İşletmenin direk faaliyet karı soruda verilmiştir. Faiz ve vergiden önceki karlar tek tek verilse idi bu şekilde işlem yapacaktık. Fakat direk olarak faaliyet karı belirtildiği için onu formülde yerine koyarak işlemini yapmış olduk.

Faiz karşılama oranı ile çok karıştırılan bir konu vardır. Bu konu FVÖK yani faiz ve vergilerden önce kazanç konusudur.

Faiz Karşılama Oranı ve FVÖK Arasındaki İlişki

FVÖK, faiz ve vergilerden önce kazanç anlamına gelen bir terimdir. FVÖK genellikle işletme geliri olarak da adlandırılır. İşletme geliri ise tüm faaliyet giderlerinin satış gelirinden çıkarılması ile hesaplanır. Yani üretim ve üretim dışı maliyetlerin satış gelirinden çıkarılması gerekir.

Faiz ve vergiler öncesi kazanç, şu şekilde hesaplanmaktadır:

Faiz ve vergiler öncesi kazanç (FVÖK)  = Net gelir + faiz + vergiler

Faiz ve vergiler öncesi kazancın bu şekilde hesaplanması en kolay yoldur. Fakat yine de amortisman ve itfa giderleri ile hesaplanan bir başka formülü daha mevcuttur.

Faiz ve vergiler öncesi kazanç (FVÖK) = FAVÖK – amortisman ve itfa giderleri

Şeklinde de hesaplanabilir.

Faiz karşılama oranının formülünde yer alan Faiz ve vergi öncesi kar, aslında FVÖK değeridir. Bu değer, şirket için son derece önemlidir. Faiz giderlerinin karşılanması ve borçlarının ödenmesi ya da azaltılması için faiz giderlerinden çok daha fazla faiz ve vergiler öncesi kazanç yani FVÖK yaratılması gerekir. Aksi taktirde şirket daha fazla borçlanmaya devam eder ve borçlarını ödeyemez duruma gelir. Faiz karşılama oranı, bu faiz giderine karşılık şirketin kazandığı FVÖK değerini göstermektedir.

Faiz Karşılama Oranı Kaç Olmalıdır?

Faiz karşılama oranı, şirketin borçlarını ödeyebilme gücünü gösteren bir orandır. Bu faiz karşılama oranının düşme eğiliminde olması maalesef şirket için iyi bir durum olarak yorumlanmamaktadır. Çünkü eğer faiz karşılama oranı düşüyor ise, ya faiz giderleri artıyordur, ya da faiz ve vergi öncesi kazanç yani FVÖK azalıyordur. Bu ters orantıyı faiz karşılama oranının formülünden de çıkarabiliriz.

Faiz karşılama oranındaki düşüşün büyüklüğü de önemlidir. Faiz karşılama oranının 2’nin altına düşmesi demek şirketin faiz borçlarını ödemekte oldukça zorlandığı anlamına gelmektedir. Şirket en kısa sürede bu konu hakkında bir çözüm yolu üretmelidir. Aksi taktirde faizler giderek artacaktır ve şirket daha da kötü bir konuma gelecektir. Bu sebeple faiz karşılama oranının 3 ‘ten fazla olması şirketin rahatlayacağı anlamına gelir. Hatta bu faiz karşılama oranının 5 ve 5’ten büyük olması şirketin borçlarını çok rahat ödeyebileceği anlamına gelmektedir.

Bir şirketin faiz karşılama oranı 4 olsun. Bu şu şekilde yorumlanmaktadır:

F. K. O.: Faaliyet Karı ( Faiz ve Vergiden Önceki Kar) / Faiz Giderleri

F. K. O.: 4 demek faaliyet karı yani FVÖK değerinin faiz giderlerinden 4 kat daha fazla olması demektir. Yani bu şirket, faiz giderinin 4 katı kadar faiz ve vergiden önceki kara sahiptir. Bu durum da şirket için iyi bir durumdur. Tabii ki bu değerin 5 ve 5’in üzerinde olması çok daha iyi bir durum olacağı için şirket kazanç değerlerini bir miktar artırma çabasına girmesi tavsiye edilir.

Faiz Nakit Karşılama Oranı

Faiz karşılama oranının dışında şirketlerin faiz hesaplarında önemli olan bir diğer konu da faiz nakit karşılama oranıdır. Bu oran ise faiz karşılama oranına ek olarak amortismanın eklenmesi ile elde edilir. Bunun sebebi, faiz ve vergi öncesi kazançta (FVÖK) amortisman değerinin yer almamasıdır. FVÖK ve amortismanın faiz giderlerine bölünmesi ile elde edilmektedir.

Faiz Nakit Karşılama Oranı = Faiz ve vergi öncesi kazanç (FVÖK) + Amortisman / Faiz giderleri

Bu oranın faiz karşılama oranından farklı yorumunu şu şekilde yapabiliriz: Şirket, kazançlarından elde ettiği nakit kazanç ile faiz giderlerinin kaç katını ödeyebilir, bunu hesaplayan bir orandır. Bunu etkileyen durum ise amortismanın hesaplamaya dahil edilmesidir.

Amortisman Nedir?

Burada karşımıza yeni bir terim olan amortisman çıkmaktadır. Amortisman, duran bir varlığın aşınma, yıpranma ya da eskime gibi durumlarını hesap eden terime verilen addır. Şirketler, aldıkları varlıkları normal şartlarda 1 seneden fazla kullanabilmektedir. Fakat amortismana bir eşyanın tabi tutulması için o eşyanın eskiyebilme durumunun olması gerekir. Böylelikle varlığın ekonomik değeri zamanla düşer. Kullanım süresi de git gide azalır. Eşya zamanla yıprandıkça amortismana tabi tutulabilir. Amortisman değerlerinin her şirket için büyük önemi vardır. Eğer amortisman değerlerine dikkat edilmezse şirketin karı büyük ölçüde etkilenir. Bizim yazımızın konusu olan faiz nakit karşılama oranı da büyük bir şekilde etkilenir. Bu sebeple şirketin bu amortisman değerlerini düzenli bir şekilde kontrol etmesi gerekir.

Amortismana tabi tutulan varlıklar arasında şu örnekler verilebilir: Telif hakkı, alet ve edevatlar, mefruşat, sinema filmleri şerefiye, gayrimenkuller, demirbaş mallar gibi eşyalar amortismana tabi tutulabilecek varlıklara örnektir.

Nakit giderlerin tamamı, başlangıçta satın alındığında kolaylıkla ödenebilir bir haldedir. Fakat zamanla varlıklar şirkette 1 yıldan daha uzun bir süre durduğunda finansal raporlama niyeti ile bu varlıklar kaydedilir. Varlık, eskimeye ve yıpranmaya başladıysa amortismana tabi tutulur. Amortisman gerçek bir nakit çıkışı sağlamaz. Çünkü elde bir varlık olarak bulunmaktadır. Fakat yine de amortisman ücretleri şirketlerin kazançlarını azaltan ve vergi açısından da faydalı olan bir durumdur.

Faiz karşılama oranı ve faiz nakit karşılama oranı, şirketlerin finansal hesaplamaları ve borçlarını ödeyebilmeleri için oldukça önemli konular arasındadır.

Mehmet Sözen

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN