Kalp krizinde erken müdahale hayat kurtarıyor

Özel 100. Yıl Samandağ Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Adil Baydaş, 'Kalp krizinin verdiği hasar geri dönüşü olmayan bir hasardır. Bu nedenle kalp krizinde erken müdahale hem hayat kurtarıcıdır hem de sonradan gelişebilecek kalp yetersizliğini önleyebilmektedir' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Kalp krizinde erken müdahale hayat kurtarıyor
Özel 100. Yıl Samandağ Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Adil Baydaş, 'Kalp krizinin verdiği hasar geri dönüşü olmayan bir hasardır. Bu nedenle kalp krizinde erken müdahale hem hayat kurtarıcıdır hem de sonradan gelişebilecek kalp yetersizliğini önleyebilmektedir' dedi.
Mersin haber 33 - Mehmet Sözen

Özel 100. Yıl Samandağ Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Adil Baydaş, “Kalp krizinin verdiği hasar geri dönüşü olmayan bir hasardır. Bu nedenle kalp krizinde erken müdahale hem hayat kurtarıcıdır hem de sonradan gelişebilecek kalp yetersizliğini önleyebilmektedir” dedi.

Dr. Adil Baydaş, yaptığı açıklamada, kalp krizinde hastaneye ulaşabilen olgulardan ölüm oranının yüzde 5-15 e kadar düştüğünü söyledi.

Son dönemlerde gençlerde görülen kalp krizlerinin endişe verdiğini ifade eden Baydaş, şunları kaydetti:

“Yani bugüne kadar yaşlı hastalığı olarak düşündüğümüz kalp rahatsızlıkları artık gençleri de orta yaş grubunu da tehdit etmeye başlamıştır. Sanayileşmenin getirdiği beslenme bozukluğu, rekabetçi iş ortamının getirdiği aşırı stres yükü, gençlerdeki sigara ve bağımlılık yapan madde alışkanlığındaki artışı gençlerde kalp krizi sıklığını arttıran faktörler olarak düşünülüyor. Bununla birlikte genç ölümlerin çoğu aslında gözden kaçmış doğumsal kalp adelesi hastalıklarına, kalp kapak hastalıklarına veya ani gelişen ritim bozukluklarına da bağlı olabilmektedir. Bu nedenle ailede genç ani ölüm hikayesi varsa mutlaka diğer aile fertleri de kardiyolojik muayene ve tetkiklerle kontrol edilmeli.”

“Sigaradan uzak durulmalı, beslenmeye dikkat edilmeli”

“Kalp hastalıklarından ölüm, tüm ölümler içinde ilk sırada yer alır. Kalp krizinde erken müdahale hayat kurtarır” diyen Baydaş, şöyle devam etti:

"Sigarayı bırakarak, tansiyon ve kilonuzu kontrolde tutarak, sebze ve meyve ağırlıklı beslenerek, düzenli egzersiz yaparak ve stresten uzak durarak kalbinizi koruyabilirsiniz. Kalbin yeteri kadar oksijen alamayarak ölmesine kalp krizi (miyokard enfarktüsü) denir. Oksijeni, kalbin kendi damarları yani koroner damarlar getirir. Eğer koroner damarlarda bir tıkanıklık veya daralma söz konusu ise kalp yeteri kadar oksijen alamaz, beslenemez. Beslenmeyen kalp dokusunda gelişen metabolik değişiklikler, ölümcül ritim bozukluklarına yol açarak erken ani ölümlere neden olabilir.”

“Bu belirtilere dikkat! Kalp krizi geçiriyor olabilirsiniz”

Bazı durumlarda hissedilmeyen bir anda bile kalp krizi geçirildiğini dile getiren Baydaş, kalp krizi belirtilerini şöyle sıraladı:

“Göğüste tam yeri belli olmayan sıkışma hissi veren ağrı (sanki yüz kiloluk bir kişi göğsünüze oturmuş gibi)olur. Bu ağrı sol kola ve çeneye doğru yayılır. Ağrı: hareket etmekle artar, dinlenirken azalır fakat geçmez. Ağrı yarım saatten uzun sürer. Ağrıyla birlikte soğuk terleme ve mide bulantısı vardır. Nefes darlığı olur iç sıkıntısı eşlik eder. Bazı insanlarda belirtiler gizli olabilir. Örneğin; diyabet hastaları hiç ağrı duymayabilirler sadece nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleri olabilir. Bazı hastalarda mide ülseri ve kas ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir ve yanlış yorumlanabilir.”

Kriz riskini artıran faktörlerin başında sigaranın geldiğini söyleyen Baydaş, “Sigara içmek, kan lipidlerinin (kolestrol, trigliserid) yüksek olması, diyabet hastalığı, hipertansiyon, 65 yaşını geçmiş olmak, stres ve ailesinde kalp krizi hikayesi olması kalp krizi riskini arttırır” diye konuştu.

İhlas Haber Ajansı

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN