KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Rumların oyununa gelmedik, Gelmeyeceğiz

MERSİN (İHA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum tarafının, üçüncü bir ülke olan ve AB'de olmayan Türkiye'nin adada varlığının sürdürmesinin mümkün olmadığı ve bir anlaşmayla oradan çekileceği yönünde bir oyun oynadığını söyledi. Tatar, 'Rumların oyununa Kıbrıs Türkü gelmedi, bundan sonrasında da gelmeyecektir çünkü bizim arkamızda 85 Milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı vardır' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Youtube Kanalı VİDEO

MERSİN (İHA) – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum tarafının, üçüncü bir ülke olan ve AB’de olmayan Türkiye’nin adada varlığının sürdürmesinin mümkün olmadığı ve bir anlaşmayla oradan çekileceği yönünde bir oyun oynadığını söyledi. Tatar, “Rumların oyununa Kıbrıs Türkü gelmedi, bundan sonrasında da gelmeyecektir; çünkü bizim arkamızda 85 Milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı vardır” dedi.

Bir dizi programa katılmak üzere dün Mersin’e gelen KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 47’nci yıl dönümü dolayısı ile Cumhuriyet Meydanında düzenlenen törene katıldı. Tatar’ın bütün dünya'ya Mersin’den mesaj vermiş olduğu törene, Mersin Valisi Ali İhsan Su, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Fuat Gedik, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin milletvekilleri, KKTC Mersin Başkonsolosu Zalihe Mendeli ile Türk ve Kıbrıslı gaziler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde Türk Bayrağının göndere çekilmesiyle başlayan törende, Cumhurbaşkanı Tatar ve gazi dernekleri tarafından Atatürk Anıtına çelenk sunuldu. Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanlığından bir subayın, günün anlam ve önemine ilişkin konuşması ve bir öğrencinin şiir okumasıyla devam etmekte olan törende, Cumhurbaşkanı Tatar da Kıbrıs’a dair kararlı politikalarını Mersin’den duyurdu.

“Kıbrıs Türkü, tarihte direnişe devam etmiştir”

Bu günün kendisi için çok anlamlı bir gün olduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Tatar, KKTC’de 20 Temmuz Barış Harekatının 47’nci yıl dönümünün hazırlıkları sürerken, Mersin’den mesaj vereceğini belirtti. Türkiye’ye bir kere daha şükranlarını sunan Tatar, Kıbrıslı Türklerin 1571’den bu yana adada verdikleri mücadeleden bu güne kadar geçen süreci anlattı. Kıbrıslı Türklerin, tarihte direnişe devam ettiklerini vurgulayan Tatar, “Orada tüm baskıya, zulme ve entrikalara karşı Kıbrıslı Türklerin Anadolu’dan gelen destekle dik duruşu, bir kahramanlık ve destanca mücadelesi neticesinde varlığımızı devam ettiriyoruz. Ama sonraki zamanlarda İngiltere’nin adayı terk etmesiyle her ne kadar eşitlik temelinde bir anlaşma ortaya çıkmış olsa da Yunanlıların, Rumların bir türlü bitmeyen ‘enosis’ hayalleri, yani Kıbrıs’ı bütünüyle Yunanistan’a bağlama hayalleriyle karşı karşıya kalan Kıbrıs Türkü, Türk Mukavemet Teşkilatı ve mücahitlerinin destansı kahramanlıkları da Kıbrıs Türkü’nün davasını müdafaa etmiş ve soykırımlara, toplu mezarlara, her çeşit zulme ve baskıya rağmen 1974’e kadar direnebilmiştir” dedi.

“20 Temmuz, Kıbrıslı Türklerin bir kez daha doğum günüdür”

20 Temmuz 1974’te merhum Başbakan Bülent Ecevit ve yardımcısı Necmettin Erbakan’ın da talimatları ile Türk askerinin adaya çıktığını anımsatan Cumhurbaşkanı Tatar, “İşte o gün Kıbrıslı Türklerin bir kez daha doğum günü; bağımsızlıklarına ve özgürlüklerine kavuştuğu çok önemli bir gündü. Ama esas itibariyle Türkiye için çok önemli bir gündü, çünkü o günden günümüze Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’ta artık Kıbrıslı Türklerin de devleti, cumhuriyeti ve bağımsız, özgür yaşayabilme erdemine kavuşmuş bağımsız bir Türk halkı. Bu, kolay elde edilmiş bir başarı değildir” ifadelerini kullandı.

“Başkalarının oyununa gelmeyiz, gelmeyeceğiz”

O günden günümüze gelişen, ekonomi alanında, turizmde, endüstri bölgelerinde, Türkiye’den aktarılan su projesi, üniversiteleri ve altyapı yaptığı yatırımlarla müreffeh ve refah dolu bir hayatın şu an için KKTC’de devam ettiğini vurgulayan Tatar, “Pandemi de aşıldıktan sonra KKTC’nin statüsünün yükseleceği ve Doğu Akdeniz’deki mücadelemizde Türkiye ile işbirliği içerisinde enerji kaynaklarını sahiplenmesinde stratejisi ve konjonktürü hem mavi vatanda hem hava sahasında etkinliğimizin sürdürülmesi ve bu bölgede Türkiye’mizin en kuvvetli ülke olması dolayısı ile hem Kıbrıs’ın garantör ülkesi hem de anavatan olması ile elbette başkalarının oyunlarına gelmeyiz, gelmeyeceğiz” diye konuştu.

“Rumların oyununa Kıbrıs Türkü gelmedi, bundan sonrasında da gelmeyecektir”

Adada senelerdir süren federasyon sorununa da değinen Tatar, federasyon için 50 yıldan fazladır devam etmekte olan görüşmelerde, Rum tarafının tek egemenlik isteği, uzun sürede Kıbrıslı Türkleri azınlık statüsüne indirgeme hayalleri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“Rum tarafının Avrupa Birliği’ne (AB) girmesi ve Türkiye’nin AB’de yer allamasıyla Kıbrıs’ın tamamını AB içine almak ve en fazla 15 sene sonra Türkiye’nin Kıbrıs’tan çekilmesi, çünkü oynana oyun, ‘Türkiye madem üçüncü ülkedir ve madem AB’de değildir; Türkiye’nin orada varlığını sürdürmesi olanaklı değildir. Türkiye, bir anlaşmadan sonra oradan çekilecektir’. Oyun, böyle bir oyun. Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarını, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarını, stratejik üstünlüklerini Türkiye aleyhine çevirme gayreti içerisinde olan Rumların oyununa Kıbrıs Türkü gelmedi, bundan sonrasında da gelmeyecektir; çünkü bizim arkamızda 85 000 000 Türkiye Cumhuriyeti vardır. Siyasetimiz, Kıbrıs Türk Halkının var oluş mücadelesinin sürebilmesi, bağımsız ve özgür yaşayabilmesi için bizim var olan egemenliğimizin kabul edilmesi, tanınması gerekiyor.”

“Böyle olmalı, böyle de olacak”

Cumhurbaşkanı seçildiği andan itibaren bunları devamlı dile getirdiğini dile getiren Tatar, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de açık ve net olarak federasyona inanmadığını, federasyonun tuzaklarla dolu bir takım maceralar olduğunu söylediğini aktardı. Tatar, “Dolayısıyla Kıbrıs’ta fakat iki devlet temelinde, iki farklı egemen ve bağımsız devletin yan yana, işbirliği ile olabileceğini söylüyoruz. Egemen olduğumuzda biz daima Türkiye Cumhuriyeti ile istediğimiz gibi işbirliği ve anlaşmalar yaparak aramızdaki bağların pekişmesi, iletişimimizin daha da artırılması, hali ile daha kuvvetli bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarımızın korunması bakımından Türkiye ile dayanışma içerisinde tüm bunları başarabilmemiz elbette bizlerin en doğal hakkıdır, en doğrusudur, böyle olmalı ve böyle de olacak” biçiminde konuştu.

“Kıbrıs Türklerinin onay vermediği bir anlaşma olamaz”

27-29 Nisan’da Cenevre’de yapılan görüşmelerde, bütün kayıtlara artık Kıbrıs’ta federasyon devrinin kapandığını, iki farklı bağımsız devletin işbirliği ile bir anlaşma olabileceğini fotoğrafı olarak kayıtlara geçirttiklerini anımsatan Tatar, şunları dile getirdi:

“Karşıdan itiraz olabilir, iki bölgeli, iki topluluklu federasyon gerektiğini söyleyebilirler ama Kıbrıs’ta bir anlaşmanın olabilmesi için iki tarafın buna onay vermesi lazım. Kıbrıs Türklerinin onay vermediği bir anlaşma olamayacağına göre de sonuna kadar biz bu siyaseti sürdürmekte kararlıyız. Bu siyasetin arkasında bütünüyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk Hükümeti vardır ve sık sık bunu vurgulamaktadır. Hatta Milli Güvenlik Kurulu da aldığı çeşitli kararlarda artık Kıbrıs’ta iki bağımsız devletin işbirliği ile bir anlaşma olabileceğini vurgulamaktadır.”

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır”

Kıbrıslı Türklerin çok acı çektiğini, çok göç yaşadığını, çok mağdur olduğunu belirten Tatar, “Hala daha ambargolar, izolasyonlar ve bir takım kısıtlamalarla bizim gençlerimizi, insanlarımızı mağdur etmek sureti ile baskı altında empoze ve dayatma bir çözüme zorlama yönünde oyunlar devam etmektedir. Ama Kıbrıslı Türkler, Rumların tanımladığı gibi evet büyük Türkiye’nin uzantılarıdırlar, birlik ve beraberlik içerisinde çok büyük bir mücadele ruhuyla bu güne kadar gelmeyi başardık, bugünden sonra devletimizi yaşatmak, güçlendirmek ve bütün dünya'ya yayılmış olan Kıbrıslı Türklerin devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır. Bizi bir Rum cumhuriyetine yama yapabilmek için yapılan girişimlere ‘hayır’ demeye devam edeceğiz. Onun için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti diyorum, onun için Kıbrıs Türk Halkının bağımsızlığı, egemenliği diyorum ve anavatan Türkiye’nin garantörlüğü diyorum” dedi.


Tüm şehit ve gazilere minnettarlığını da söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, “Büyük bedeller ödeyerek bugünlere geldik. Hiçbir zaman geçmişi unutmamalıyız. Bundan sonraki süreçte, Türkiye ile ulusal menfaatlerimizin gerekli şekil de bağımsızlığımızı, özgürlüğümüzü, devletimizi ve Doğu Akdeniz’de çok büyük bir Türk ulusunun evlatları ve neferleri olarak ulusal çıkarlarımızın korunması ve müdafaasında hareket etmemiz gerektiğini vurgulamak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Tatar, törenin sonunda gaziler ve sözleşme üyeleriyle beraber hatıra resmi çektirdi.

İHA-HABERLER33

Mehmet Sözen

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN