Stok Bağımlılık Oranı Nedir?

Stok bağımlılık oranı, kısa vadeli yabancı kaynaklardan hazır değerlerin çıkarılması ve bu değerin stoklara bölünmesi sonucu bulunan orana verilen addır.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Stok bağımlılık oranı, kısa vadeli yabancı kaynaklardan hazır değerlerin çıkarılması ve bu değerin stoklara bölünmesi sonucu bulunan orana verilen addır. Bu stok bağımlılık oranının yükselmesi durumu, kısa vadeli borçların ödenmesi konusunun stoklara bağımlı olmasının artması anlamına gelmektedir. Bu yükselen stok bağımlılık oranını düşürmek için birtakım şeyler yapılabilmektedir. Bunlardan birisi de fiyat indiriminin yapılmasıdır.

Stok bağımlılık oranının formülü şu şekildedir:

Stok Bağımlılık Oranı = [ Kısa vadeli yabancı kaynaklar – (Hazır değerler + menkul kıymetler) ] / Stoklar

Stok bağımlılık oranının formülü çok karmaşık görünebilir. Fakat esas olan kısa vadeli yabancı kaynaklardan çıkarılan hazır değerler ve menkul kıymetlerin stoklara bölünmesidir. Stok bağımlılık oranının en doğru bir şekilde hesaplanabilmesi için hazır değerler ve menkul kıymetler kısa vadeli yabancı kaynaklardan arındırılmış olması gerekir. Stok bağımlılık oranının çıkan sonucuna göre ise şirket ne yapması gerektiğine karar vermektedir. Genel olarak şirketin yapmayı planladığı şey, borçlarını düzenlemek olacaktır.

Stok bağımlılık oranı, likidite oranları arasında yer alır. Stok bağımlılık oranının hesaplanması kadar bu oranın yorumlanması da oldukça önemlidir. Fakat stok bağımlılık oranını yorumlamak için bilinmesi gereken birtakım terimler de vardır. Bu terimlere örnek olarak asit - test oranını verebiliriz.

Likidite Oranları ve Stok Bağımlılık Oranı

Likidite oranları, işletmelerin kısa süreli borçlarını ödeyebilme güçlerini ve çalışma sermayelerinin yeterli olup olmadığının analiz edilmesinde işe yarayan oranlara verilen addır. Likidite oranları, şirketlerin borç ödeme sermayelerinin yeterli olup olmadığının analizinde en çok kullanılan yöntemlerdir. Likidite oranları 4 gruba ayrılır.

  1. Asit – Test Oranı
  2. Cari Oran
  3. Nakit Oranı
  4. Stok Bağımlılık Oranı

Biz bu yazımızda asit – test oranı ile stok bağımlılık oranları hakkında bilgi vereceğiz. Çünkü bu iki oran birbiri ile oldukça ilişkili oranlardır.

Asit – Test Oranı Nedir? Ne İçin Kullanılır?

Asit - test oranı: Dönen varlıklardan stokların çıkarılması sonucu bulunan değerin kısa vadeli yabancı kaynaklara bölünmesi ile bulunan orana verilen addır. Stokların dönen varlıklardan çıkarılmasının bir amacı vardır. Bu amaç, bu hesap grubundaki varlıkların paraya çevrilmesinin oldukça uzun zaman almasıdır.

Asit – test oranı hesaplanırken dikkat edilmesi gereken birtakım konular bulunmaktadır. Bunlardan birisi yüksek kasa bakiyelerinin detaylı incelenmesidir. Yüksek kasa bakiyeleri detaylı bir şekilde incelenmeli ve gerçekliği de sorgulanmalıdır. Çünkü yüksek kasa bakiyeniz varsa ve bu durumu açıklayacak gerçek ve geçerli bir sebep yoksa kredi değerlendirmeniz sırasında bu miktar öz kaynaklarınızdan düşürülebilir. Bu durum da sahibi olduğunuz işletmenin kredi değerlendirmesini olumsuz etkileyerek kredi kullanamama gibi kötü sonuçlara neden olabilir. Bu sebeple bu analiz yapılırken tüm bilançonuz olduğu gibi şeffaf bir şekilde ortaya konmalıdır. Aksi taktirde daha zor durumda kalmanız işten değildir.

Asit – test oranı konusunda dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise alacaklarınızın kontrol edilmesidir. Ticari alacak hesabınız ayrıntılı bir şekilde irdelenmelidir ve donuk alacak varsa çıkarılmalıdır. Bunlara ek olarak alacaklarınızın içerisinde diğer alacak bakiyeleri de varsa ve bu alacaklar likit değeri taşımıyorsa hesaplamaya mutlaka dahil edilmemelidir.

Asit – Test Oranının 1’den daha fazla olması beklenir. 1’den daha fazla olan asit – test oranı, analizinin yapıldığı şirketin borçlarını ödeme imkanının olduğunu belirtir. Ülkemizin son yıllardaki ekonomik durumu göz önüne alınırsa bu 1 olması gereken asit – test oranı değeri, 0,8’e kadar çekilebilir. Çünkü asit – test oranının 1 olması oldukça yüksek bir değerdir. Ekonominin zor olduğu bu dönemlerde çoğu işletme maalesef bu değeri yakalayamamaktadır.

Stok Bağımlılık Oranı Nasıl Yorumlanmalıdır?

Stok bağımlılık oranının hesaplanması, şirketin borçlarının ödenebilmesi için oldukça önemli bir konudur. Stok bağımlılık oranı, asit – test oranının 1’den küçük çıkması durumunda stokların yüzde kaçının satılması gerektiğini belirten orandır. Bu ilk başta karmaşık gelebilir. Bu sebeple stok bağımlılık oranının hesaplanması için şöyle bir örnek verilebilir.

Örnek : Bir işletmenin bilanço bilgileri şu şekilde verilmiştir:

Hazır Değerler: 20.000

Menkul Kıymetler: 100.000

Stoklar: 100.000

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar: 200.000

Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar: 500.000

Verilen bu bilançoya sahip işletmenin stok bağımlılık oranı nedir?

Çözüm :

Stok Bağımlılık Oranının Formülü: [ Kısa vadeli yabancı kaynaklar – (Hazır değerler + menkul kıymetler) ] / Stoklar

S. B. O.: [ 200.000 – ( 20.000 + 100.000 ) / 100.000 ]

S. B. O.: [200.000 – 120.000 / 100.000]

S. B. O.: [80.000 / 100.000]

S. B. O.: 0.8 çıkmaktadır.

Bu 0.8 değeri bize şunu açıklamaktadır: Stokların en az %80’i satılırsa asit – test oranı 1’in üzerine çıkabilir. Böylelikle de şirket borçlarını ödeyebilecek güce sahip olur. Fakat bu oran 1’in üzerinde çıksa idi dönen varlıklar stoklar hariç olmak sureti ile kısa vadeli borçları ödeyebilecek kapasiteye sahip olacaktı ve bu yüzden de stok bağımlılık oranını hesaplamayı gerektirecek bir durum da olmayacaktı.

Stok bağımlılık oranı analizi için mali giriş kayıt sayfanızda mevcut olan kısa vadeli yabancı kaynaklar, stoklar, menkul değerler ve hazır değerler alanlarını doldurun. Daha sonra bu bilgilerinizi kaydedin. Stok bağımlılık oranının analiz edilmesi ile birlikte kısa vadeli olan yani süresi 1 yıl ya da 1 yıldan daha kısa olan borçlarınızın ödenmesi için mevcut stokların kaç katı kadar satış yapmanız gerektiğinizi öğrenebilirsiniz. Stok bağımlılık oranınız ne kadar yüksekse, stoklara olan bağımlılığınız da o kadar fazladır demektir.

Asit – Test Oranı ve Stok Bağımlılık Oranı İlişkisi

Asit – test oranının sonucunun 1 ve üzerinde çıkmasının yeterli olduğunu daha önceden belirtmiştik. Bu sonuç analiz edilen işletmenin kısa vadeli yabancı kaynaklarının tamamının paraya çevrilebilir değerlerle ödenebileceğini gösterir. Bunu bir örnek ile açıklayacak olursak işletmenin her 5 liralık kısa vadeli yabancı kaynağına karşılık işletmede stoklar dışında 5 liralık dönen varlığın da bulunduğu söylenebilir.

Eğer bir işletmenin asit – test oranı sonucu 1 ya da 1’in üzerinde iken hala alacaklarını alma konusunda problem yaşıyorsa bu işletmede likit yapı çok daha kötü durumdadır.

Asit – test oranının 1’den küçük çıkması işletme için kötü bir sonuç anlamına gelmektedir. Fakat stokların paraya dönüşüm hızının yüksek olması bu sorunu ortadan kaldırabilecek bir güce sahip olunduğu anlamına gelir. Bu nedenle asit – test oranının 1’den küçük çıktığı durumda kısa vadeli borçların ödenmesinde işletmenin stoklara olan bağımlılığı ölçülerek yapılan analizler daha güçlü ve güvenilir hale getirilir. Bu nedenle asit – test oranı ile stok bağımlılık oranları birbirleri ile ilişkili oranlardır. Stok bağımlılık oranı, asit – test oranı hesaplanmadan genellikle hesaplanmamaktadır.

Özet geçecek olursak: stok bağımlılık oranının hesaplanması, işletmenin borçlarını ödemesi ile doğrudan ilişkilidir. Bu borçlar kısa vadeli yani 1 yıl ya da 1 yıldan daha az süredeki borçlardır. Stok bağımlılığı analiz edilecek olan işletmenin nakit olan ya da likitidesi yüksek olan varlıkları ile kısa vadeli borçlarını ödemesi durumunda, kısa vadeli borçları için ne kadar stok satması gerektiği bu analiz sayesinde öğrenilebilir.

 

Mehmet Sözen

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN