Türkiye'de Kripto Para Borsaları Yasaklanıyor mu ? Türkiye'de Kripto Para Özelleştirilmesi Tarih 30 Nisan

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu'dan 128 milyar dolar ve kripto para açıklaması geldi. Kavcıoğlu, 'Çok ciddi bir kripto para trafiği var. Giden para geliyor mu belirsiz. Nereye gittiğini bilemiyoruz bu kripto paraların. Avrupa ve ABD'ye giden bir kripto akışı var' dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Türkiye'de Kripto Para Borsaları Yasaklanıyor mu ? Türkiye'de Kripto Para Özelleştirilmesi Tarih 30 Nisan!.
 

TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı’nın hazırladığı, “Dijital, Sanal ve Kripto Para Sistemleri” raporunda dünyada ve Türkiye’de Bitcoin başta olmak üzere kripto paraların statüsü ve yasal düzenleme girişimleri de ele alındı. Raporda, “Bitcoin’in vergiye tabi olabilme ihtimali, hükümetlerin Bitcoin’e olan yaklaşımlarını pozitif şekilde etkilemektedir” tespiti yapılırken, Brezilya, Kanada, Finlandiya, Bulgaristan ve Danimarka’nın vergi düzenlemesini hayata geçirdiği anlatıldı. Singapur’un ise bir adım daha ileri giderek kripto para alışverişlerinden katma değer vergisi dahi aldığı kaydedildi.

Türkiye’de ise kripto paraların ödeme aracı olarak kullanılamayacağına değinilen raporda, BDDK ve Merkez Bankası’nın bu yöndeki açıklamalarına yer verilerek, 30 Nisan 2021’de yürürlüğe girecek, “Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmasına Dair Yönetmeliğe” vurgu yapıldı. Raporda, bazı ülkelerin kripto paralarına ilişkin yasal düzenleme girişimleri şöyle özetlendi:

ALMANYA: Alman Federal Mali Denetleme Kurumu (BaFin) kararları ve Alman Bankacılık Kanunu, kripto paraları kapsıyor ve bağlıyor. Almanya’da kripto paralar özel alım satım borsalarında özel ödeme aracı işlevine sahip değer birimleri olarak veya çok taraflı alım satım işlemlerinde özel hukukun yasal anlaşmalarına dayanarak ödeme aracı olarak kullanılan para birimleri olarak kabul edilmiş.

ABD: Kripto para birimleri federal ve eyalet hükümetlerinin ilgi odağı. Federal hükümet içerisinde yapılan düzenlemelerin çoğu ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu, Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu, Federal Ticaret Komisyonu, Hazine Bakanlığı ve Mali Suçları Uygulama Ağı tarafından yapılmakta. Bununla birlikte, birçok eyalet, kripto para birimlerini ve blok-zincir teknolojisini etkileyen yasaları önerdi ve/veya onayladı. Bazı eyaletler, yerel ekonomileri teşvik etmek ve kamu hizmetlerini iyileştirmek için teknolojiye yatırım yapmayı amaçlıyor. Öte yandan, Kaliforniya ve New Mexico gibi eyaletlerdeki makamlar ise kripto para yatırımları işlemleri konusunda uyarılar yayınladı. New York eyaleti de genel olarak kısıtlayıcı olarak kabul edilen yasaları kabul etti.

ARJANTİN: Kripto paralar merkezi bir para otoritesi tarafından çıkarılmadığından, Arjantin’de yasal para birimi olarak değerlendirilmiyor.

BELÇİKA: Belçika’da Bitcoin ile ilgili spesifik bir kanun ya da düzenleme bulunmamakta. Ancak, Belçika Maliye Bakanı, Bitcoin sisteminin para aklama ve diğer yasa dışı faaliyetler için potansiyel bir araç olarak görünmesine rağmen, gelişen teknolojiye ayak uydurulmasının gerekliliğini belirtti.

İNGİLTERE: Yasal olarak düzenlenmese de İngiltere Gelir ve Gümrük İdaresi, kripto paraları ‘tek amaçlı işlemler’ olarak sınıflandırdı ve bunların satışının veya alışının yüzde 10-20 arasında bir vergi oranı ile vergilendirileceğini bildirdi. Ancak özel bir düzenleme henüz yapılmadı.

ÇİN: 3 Aralık 2013’te Çin Merkez Bankası ve diğer dört merkezi hükümet bakanlığı ve komisyonu ortaklaşa Kripto Paraların Riskine Karşı Önlemler Bildirisi’ni yayınladı. Bu bildiri, Bitcoin’i özel bir ‘sanal meta’ olarak tanımlamış, Bitcoin’in bir para birimi olmadığını ve piyasada bir para birimi olarak dolaştırılmaması, kullanılmaması gerektiğini belirtti.

DANİMARKA: Danimarka nakit kullanımını kaldırmak ve dijital para birimine geçmek isteyen ülkeler arasında. Kendi merkez bankasından tamamen vazgeçmeden, Bitcoin ve itibari dijital parasını birlikte kullanmayı planlamakta. Danimarka Merkez Bankası, Bitcoin’in para olmadığını, bu sebeple regüle etmeyeceklerini açıkladı.

FRANSA: Fransa’da Bitcoin sistemi ile ilgili özel bir kanun veya düzenleme bulunmamakta. Fransa Merkez Bankası sanal para birimlerinin tehlikelerine ilişkin bir rapor yayımladı. Bu raporda, Bitcoin’in Fransız yasalarına göre gerçek bir para birimi veya ödeme aracı olarak değerlendirilemediği ve para aklama ve diğer yasa dışı faaliyetlerin yanı sıra spekülasyon için bir araç olarak görüldüğü ifade edildi.

SİNGAPUR: Aralık 2013’te Singapur Para Otoritesi, işletmelerin kripto paraların mal ve hizmet alım satımında para gibi kullanılabilecek bir olgu olarak kullanımı hususuna müdahale etmeme kararı aldığını bildirdi. Ülkede Bitcoin alım, satım ve takası ile ilgili vergi önerileri sunuldu.

GÜNEY KORE: Güney Kore’de Bitcoin sisteminin kullanımını düzenleyen bir kanun yok. Bununla birlikte, Kore Bankası Başkanı Bitcoin’in gelecekte düzenlenmesini tavsiye etti ve ülkede Bitcoin bir ödeme metodu olarak kabul edildi. Güney Kore, Bitcoin konferanslarına da ev sahipliği yapmaktadır.

Türkiye’deki düzenlemeler

Raporda, Bitcoin’le ilgili Türkiye’de ilk açıklamanın 25 Kasım 2013’te BDDK tarafından yapıldığı, gözetim ve denetiminin mümkün olmadığı tespiti aktarıldı. 16 Nisan 2021’de Merkez Bankası’nın duyurusuna yer verilen raporda, devletin tavrının “kripto varlıkların herhangi bir düzenleme ve denetim mekanizmasına tabi olmaması, merkezi bir muhatabının bulunmaması, piyasa değerlerinin aşırı oynaklık göstermesi, anonim yapıları nedeniyle yasadışı faaliyetlerde kullanılabilmesi, cüzdanların çalınabilmesi veya sahiplerinin bilgileri dışında usulsüz olarak kullanılabilmesi ile işlemlerin geri dönülemez nitelikte olması gibi nedenlerle ilgili taraflar açısından önemli riskler barındırmaktadır” şeklinde olduğu anlatıldı. Raporda, kripto paraların ödeme aracı olamayacağını düzenleyen, “Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmasına Dair Yönetmeliğin” 30 Nisan 2021’de yürürlüğe gireceği anımsatıldı.


Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, katıldığı 3 televizyon kanalının canlı yayınında son dönemin en sıcak konusu olan 128 milyar dolar rezerv tartışmaları ve kripto parayla ilgili açıklama yaptı. Şahap Kavcıoğlu, şunları söyledi:

* Zor şartlarda kurulan ve Türkiye'nin önemli kurumlarından birisi olan Merkez Bankası için özen göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Güzide kurumlarımızın başında geliyor.

* Bugünkü rezervler tartışılırken 2019-2018 yıllarına da bakılması lazım, o dönemin şartlarına dikkat etmek gerek.

* Merkez Bankası bilançolarının 10 trilyon genişlediğini görüyoruz. 1929 buhranından sonra pandemi krizi dünyayı çok kötü şekilde etkiledi. Diğerlerinden ayıran şey bir altyapı vardı. 2020’deki kriz birden ortaya çıktı, insanların çözüm üretemediği, ülkelerin kapandığı, gelirlerin durduğu bir dönemi yaşandık. Çin’den ortaya çıkarak tüm dünyayı kasıp kavurdu.

* 2018’e geldiğimizde kur ataklarının bugünkü olayları görmemizde anlamlı olduğunu görüyorum. Türkiye bu süreci para ve mali politikalar açısından çok iyi yönetti.

“AÇIKLANAN RAKAMLAR NET VE DOĞRUDUR”

* 2020 yılında dünyanın yaşadıkları, ülkelerin dışarıdan aldığı destekler, İtalya, İspanya, ABD, Yunanistan bu ülkelere bakın çok zor zamanlar geçirdi. Türkiye’de sosyal yardımlar ve sağlık yardımları çok ciddi düzeyde sağlandı. Tabi ki bir sıkıntı içinde geçirdik ancak yapılanları göz ardı edemeyiz. 128 milyar tartışmasına bu açıdan bakmak lazım. Merkez Bankası olarak belirlenen rakamlar nettir ve doğrudur.

* 2020 sonunda tüm taleplere cevap veren Türkiye, reel sektör ve bankacılık anlamında planlarını uyguladı. Türkiye'de rezerv 90'lı yıllardan sonra birikmeye başlıyor, sermaye ve döviz girişlerinin artmasıyla.

* Bu talebi karşılayabilmeniz için piyasada bir arz oluşmuyorsa bazı adımlar atmanız lazım. Gelemezse ne oluyor Merkez Bankası devreye giriyor. 2018’in Ağustos ayında kurun nerelere gittiğini, 2020’de nasıl olduğunu görüyoruz. 2,5 yıllık bir periyottaki kur atakları, dış politikadaki olaylar kurun belli bir seviyeye gelmesine sebep oluyor. Süreci böyle değerlendirmek daha doğru olur.

* 2020 sonu itibarıyla reel sektörün döviz pozisyon açığı 208 milyar dolardan 157 milyar dolara indi. Bu, rezervlerden ya da Merkez Bankası’nın yaptığı bu işlemlerden karşılandı. Sizin bu talepleri bir şekilde karşılamanız lazım. Karşılamazsanız, o zaman oluşacak şeylerle Türkiye yüzleşecektir, karşı karşıya kalacaktır.

“VERİ AÇIKLAMADA DÜNYANIN EN ŞEFFAF MERKEZ BANKALARINDAN BİRİYİZ”

* O kadar çok yanlış bilgi var ki. Piyasa hacminin karşılanması 2017’de başlıyor. Televizyonlarda bunun 2019’da başlandığı söyleniyor. Merkez Bankası herhangi bir hukuki dayanağı olmayan hiçbir işlemi yapmaz. Protokol dahilinde işlemler yapıldı. 2020’de yapılmasının sebebi de pandemi şartları. Gizli yapıldığı iddiaları var. Peki siz bu rakamları nereden aldınız? Merkez Bankası’nın analitik bilançosunu en şeffaf açıklayan ülke Türkiye’dir, günlük olarak analitik bilanço açıklanır.

* Günlük veriler günlük yayınlandığı için gizlenen bir durum yok. Sonra da kimlere satıldı diye başladılar. Dünyada Merkez Bankası bireylere döviz satmıyor. Belirli rakamlarla insanlara algı operasyonu yapılıyor. Daha önceki yıllardaki döviz müdahalelerini niye sormadılar?

* Döviz talebi karşılanmasaydı ne olurdu? Merkez Bankası piyasaya bırakabilirdi. Hatırlayın 2000’de Merkez Bankası, ‘Piyasaya para vermiyorum’ dedi, sonuçlarını hepimiz hatırlıyoruz. Merkez Bankası piyasaya bıraksaydı o gün, bu kadar döviz talebini, piyasadaki faiz ve kuru…

* Televizyonlardan arkadaşları dinliyorum, söyledikleri şu; kur bir yere giderdi, oradan gelirdi. O iş öyle değil. Pandemi şartlarını dünyada göz ardı etmememiz gerekir. Bu taleplerin karşılanması için Merkez Bankası Hazine ile beraber oluşturulan protokoller dahilinde yapılan işlemler var.

* 2020'de dünya buhranından daha büyük bir ekonomik kriz yaşandı. Tüm durumları o günkü arz ve talep dengesiyle konuşmak gerekiyor.

* Bu konuların tartışılması gerçekten üzücü, sapla saman birbirine karıştırılıyor. Brüt rezervler hesap edilir. Bir şeylere ulaşmak için değişik hesaplara gitmeye gerek yok.

“HİÇ KİMSENİN BURNU KANAMADAN 2020 PANDEMİ KRİZİ ATLATILMIŞTIR”

* Her şeyi kendi dönemi içerisinde tartışmak gerekiyor. 2008 krizinde de o günkü siyasi iktidarın duruşuyla o krizi Türkiye krizi yönetebildiği için reel sektöre ve vatandaşına çok daha az etki. Kriz bizi teğet geçecek lafıyla vatandaşımız kast ettik. Vatandaşımız o krizden etkilenmeden çıktı ama devlet olarak, Merkez Bankası olarak rakamlara baktığınız zaman o kadar iç açıcı değil. 2020’de siz hiçbir şey yapmayabilirdiniz. Piyasaya bırakabilirdiniz. Kur gidebildiği yere kadar gider, sonra faizi artırsanız da ne kadar kontrol edebilirsiniz? İstediğiniz şekilde tartışın. 2020’de Türkiye’de dünya buhranından hatta ondan da daha fazla sıkıntı ve krizin yaşandığı bir yılı konuşuyoruz.

* Diğer ülkelerin nasıl destek aldıklarını hepimiz biliyoruz. Merkez Bankası bilançoları 10 trilyon dolar genişliyor. Şimdi bu Merkez Bankaları genişlemeyle ne yaptı? Onlar yapınca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası hiçbir şey yapmadan mı duracaktı? Bunları kendi içerisinde değerlendirmemiz lazım. Öyle yapıldı, böyle yapıldı, sonucuna bakalım. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, yurt dışı müşterisi, içerideki reel sektörü hiç kimsenin burnu kanamadan 2020 pandemi krizi atlatılmıştır.

“REZERVLER SADECE YER DEĞİŞTİRDİ”

* Türkiye Merkez Bankası, Türkiye Cumhuriyeti devleti gücü olarak şu an olmadığı kadar iyi durumda. Rezervlerin yapısı değişmiştir Türkiye’de. Yıllardır 120 ton altını vardı. 2012’de başlayıp 2019 ve 2020’de Türkiye’nin Merkez Bankası rezervlerindeki altın 720 ton altına çıkıyor. Türkiye’nin tüm altınları Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’ndadır.

* Türkiye Cumhuriyeti’nin eksi mi brüt mü rezervlerini konuşurken bundan daha önemli bir rezerv kaynağı olabilir mi? Bizim önümüzdeki hedefimiz Türkiye’nin rezervlerini daha kalıcı ve güçlü şekilde oluşturmak.

* Şu an 90 milyar dolar brüt rezervimiz var. Rezervin açılımı önemli. Yaklaşık yüzde 40’ının üzerinde altın rezervi. 2003’ten sonra oluşan rezervler portföy ve sıcak para girişleriyle oluşmuş. Kur düşük olduğu için döviz alım ihaleleriyle oluşturulan bir rezerv var. Bu da o dönemde oluşturulan, 130 milyar dolara kadar çıkan bir rezerv var.

* Siz bu rezervi nasıl oluşturdunuz? Yurt dışından gelen dövizlerin alım ihaleleriyle. Niye oluşturuyorsunuz? Bu dövizler bir gün çıkarken eğer piyasada karşılanmazsa siz karşılayasınız diye. Türkiye 2020’de de bunu yapmıştır. Dolayısıyla bunun, “Şuraya gitmiş, buraya gitmiş” ifadeleri çok doğru değil ve vatandaşımızı yanlış yönlendiriyorlar.”

* Merkez Bankası bu döviz talebini nasıl karşıladı? Döviz verdi, TL aldı. Piyasadan TL’yi çekti. Sonuçta bu TL ne oldu? Bankaların, piyasaların ihtiyacı olan TL’yi Merkez Bankası piyasaya verdi. Bugün ben her gün 630 milyar piyasaya para veriyorum.

* Bunun yaklaşık 330 milyarını SWAP işlemleriyle piyasayı fonluyorum. Buradan Merkez Bankası para kazanıyor. Başka ne yapıyorum? Bankaların döviz hesaplarını DTH olarak geçen dövizleri bankalar döviz olarak getirip TL olarak alıyorlar. Merkez Bankası’nın kaybolan rezervleri diyorsunuz ya.

* İşte o rezervler sadece varlık ve yükümlülük olarak yer değiştirdi. Yani benim rezervlerimden çıkıp bankacılık sektörünün hesaplarına DTH olarak giden parayı, ben bu sefer bankaları fonlamak için, TL olan ihtiyaçlarını karşılamak için o dövizleri SWAP’la rezervime alıp piyasaya TL veriyorum.

* Değişen hiçbir şey yoktur. Sadece varlık, yükümlülük içerisinde yer değiştiriyor. Bir rezerv kaybı, birilerine para verilmesi söz konusu değil. Giden paranın gittiği yer bankalardaki döviz hesapları.

* Bankacılık sektörü kendi TL ihtiyacını karşılamak için yine o dövizleri bana veriyor. 130 milyar dolara kadar 2003 ile 2014’e kadar alım ihaleleri oluyor. Aldığım dövizleri 2020’de daha yüksek kurla piyasaya verdiğim için arada kar ettim.

* O dövizler karşılığı TL’yi piyasadan çektiğim için o TL’yi de her gün satarak oradan da faiz geliri elde ediyorum. Zarar ettiğim yerler oluyor. Eğer kurlarda çok aşırı oynaklık olursa SWAP işlemlerinde zarar ettiğim dönemler oluyor. Güneşi balçıkla sıvayamazsınız. Merkez Bankası’nın yıllarca kar rakamı yoktu. 2018-2019-2020’de Merkez Bankası kar etmiştir.

TÜRKİYE’NİN DÖVİZ REZERVİ

* Merkez Bankası hiç iyi olmadığı kadar iyi durumda. Bizim önümüzdeki hedefimiz rezervlerimizi daha da güçlendirmek. Altın rezervlerimizi bir iki yıla kadar 80 tona çıkarmayı hedefliyoruz. Şu an 90 milyar dolar brüt rezervimiz var.

* Altın rezervlerimiz çok güçlüdür. Türkiye’de rezervlerin yapısı değişmiştir. Türkiye’nin yıllardır 120 ton olan altını bugün 720 tondur. Altın rezervimizin tümü Merkez Bankası’ndadır.

KRİPTO PARA

* Hassas bir konu, farklı bir boyuta doğru gidiyor. Altyapı, düzenleme ve kontrol mekanizması yok. Sadece yasaklayarak bu olayı çözemezsiniz. Bu platformlara aracılık eden kuruluşların altyapıları sağlam değil. Bankalar aracılığı ile ödeme yapabilirisiniz dedik. Düzenlemelerle ilgili çalışıyoruz. Para yerine kullanımını yasakladık. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın koordinesinde kripto para düzenlemesi çalışılıyor.

* Tanımı yok; varlık mı, mal mı? Birçok belirsiz soru işareti var. İki hafta içerisinde çalışmaların bir noktaya geleceğini tahmin ediyorum. Dünyada da örnek alabileceğiniz bir uygulama yok.

* Çok ciddi bir kripto para trafiği var. Giden para geliyor mu belirsiz. Nereye gittiğini bilemiyoruz bu kripto paraların. Avrupa ve ABD'ye giden bir kripto akışı var. Biz bu konuyu birkaç hafta içerisinde; SPK, BDDK, bakanlık kendi düzenlemelerini yapıyor.

* Kripto dünyasıyla ilgili neler yapıldığını, düzenlemenin ne olduğunu bilmeyen kişiler var.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN