BİREYSEL VİCDANLAR!.. Semih Karakoç


BİREYSEL VİCDANLAR !!..

Sevgili okuyucular, öncelikle mübarek Ramazan bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım. İnşallah hayırlara vesile olan bir ramazan-ı şerifi geride bıraktık. İsrail zulmü en iç acıtan ve yürek burkan vahşeti ile ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’da devam ediyor. Dilerim en kısa zamanda bu azgın azınlık gereken cevabını İslam âleminden alacaktır. Lakin öncelikle İslam ümmetinin bu konuda birlikte, tek bir yumruk olması lazım gelir. Ne diyordu üstat ve gönül ehli Hacı Bektaşi Veli’’ Bir olalım, İri olalım, Diri olalım,72 Millet kardeş olalım’’… Bu felsefeyi şiar edinip günlük hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz erenlerim. Bakın yakın zamanda naçizane, miskin, boynu bükük, şu garip bencileyin kardeşiniz olarak, hayırlı olabilecek bir hayratı sizinle paylaşmak istedim. Hak dostum hak! Yakın zamanda şahsıma gönderilen ve aracı bir başka genç hanım arkadaşımızın yardım e-postasını takip ederek mütevazı ve eşini kanserden yitirmiş bir hanımefendinin evine ulaştık. Dertleri ile bizde nasiplendik ve hemen bir imece usulü hayrat başlattık dostlar, erenler. Ablamızın doğal olarak yetiştirdiği, beş adet yenidünya isimli ağaçlarının meyvesini gönüldaşlarımız ile birlikte toplayıverdik, kendi aracımı tahsis ederek Mersin Belediyesi Toptancı Halinin yolunu tutuverdik. Hayırsever vatandaşlarımızın yardımı sayesinde ürünlerin hemen satışını yaparak emanetine derhal sahibine ulaştırdık. Peki! Bu konuda bizlere yardımı olan insanları yazmadan geçmek olur mu? Tabi ki olmaz.. Mersin Büyükşehir Belediyesi Hal Müdürlüğünde görevli kadirşinas yöneticimiz Sayın Serkan Serin beyefendinin yönlendirme ve organizasyonu takdir edilecek kadar profesyoneldi. Kendisini tanımaktan büyük onur
duyduk. Diğer bir gönüldaşımız M.B. B hal sebze ve meyve komisyoncuları Dernek başkanı Sayın Münir Şahin ise tüccarların adeta piri olarak toprak gibi mütevazı kişiliği ile bu hayratın sonunun hayırlı bitmesinde en büyük pay sahibi olmuştu. Mihmandarımız Aycan İnan
kardeşimize her daim başarılar dilemek bizim borcumuzdur. Peki! Bir başka yardıma muhtaç ismi lazım gelmez vatandaşımıza gıda erzakı ulaşmasında yine Mersin B.B iletişim merkezinden Çelebi ve Veysel canlarımızın desteklerini yanımızda hissetmek bizlere güç verdi desek yanılmayız yarenler. Yine bu garip gureba vatandaşımızın yaşadığı mahalle ve evin ilaçlamasında hızlı bir şekilde hizmet sunan Mersin. B. B ilaçlama ekibinden Mehmet Göknar kardeşimizi de iyilikle analım erenler… Sayın Vahap Başkanım mükemmel bir ekip kurmuşsunuz. Hizmet yolunda yaptığınız ve yapacağınız her şey için Allah sizlerden razı olsun. Bir diğer gönüldaşım otomobil ve yedek parça konusunda uzman Mustafa Törün arkadaşıma da sağlık personellerine gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı hemşireler haftası minvalinde teşekkürlerimi sunarım. Haziran ayında Mersin için en büyük sıkıntılarımızdan biride maalesef tatarcık (yakahan, yakarcık) olarak bilinen bir tür sivrisinek olacaktır. Tatarcık, küçük yapılı, üzeri, gövdesi sık kıllarla örtülü, donuk sarı renkli, 3 mm boyunda kanatlı bir haşeredir. . Tatarcığın yaşam alanları lağım kanalları ve pis su birikintileri olarak bilinir. 25-27 derecelik hava sıcaklığında hemen ürer ve maalesef dişileri kan emer.

Haşere ilaçlama konusunda iki üstadımdan işe yarar yeni bilgiler edindim. İnsecto ilaçlamadan Ahmet Yılmaz ve Barbaros Kurt Beyler konusunda uzman kişiler. Bölgeyi ve çevreyi iyi biliyorlar. Biyosidal ürünler ve ozon gazını teknoloji ile birleştirip virüsleri yok eden çok kullanışlı bir ürün bile geliştirmişler. Devlet ve özel birlikte entegre olarak insektisit ve virüs savaşımızı başarı ile taçlandırmalıyız derim haddim olmayarak miskin bendeniz... Firmanın bilgileri e-posta olarak mevcut isteyen bireylerimiz ile paylaşabilirim. Hayırlarınız çok önemli zira COVID-19 krizi, dünyanın şu anda mücadele ettiği eşi görülmemiş zorluklardan birisidir. Bir kriz sırasında dayanışma derecesinin göstergesi, bir toplumun dayanıklılığının temelidir. Sosyal dayanışma, sosyal düzen ve istikrarı sağlayan yegâne güç toplumda bireyler arasındaki bütünlüktür. Emile Durkheim'ın (ailesi dindar bir Yahudiydi, babası ve büyük büyükbabası hahamdı) bir toplumda insanları bir arada tutan şeyleri bulmaya yönelik entelektüel arayışı, sosyal dayanışma teorisiyle sonuçlanmıştır. Sosyal dayanışmanın kritik zamanlarında, ayrı kalarak nasıl birlikte olabiliriz biz? Durkheim'n 'kolektif efervesans' kavramı, ahlak anlayışı zaman zaman belirsiz olabilir. Aslında Durkheim, bir gruba bağlı kalmanın, bireyi insan yapan tek şey olduğunu savunuyor, çünkü insanlığa özel olarak atfettiğimiz her şey (dil, rasyonel düşünce yeteneği, ahlaki eylem yeteneği vb.) sosyal yaşamın bir ürünüdür. Sonuç olarak, bir birey kendini tanımak istiyorsa, parçası olduğu toplumu ve bu toplumun varoluşu üzerinde nasıl doğrudan bir etkisi olduğunu anlamalıdır. Biz paylaşma ve yardımseverlik üzerine bir toplum ahlakı geliştirmiş bireyleriz. Bu konuda örnek aldığımız üstadımız Hacı Bektaşi Veli Hazretlerinin güzel bir kasidesi ile makalemizi noktalayalım yarenler zira bu
sofiler, düşünürler (Friedrich Nietzsche, Charles Peirce, Karl Marx, Descartes) ve dervişlerin felsefe muhabbetleri denizler mürekkep olsa yazmakla bitmez erenler, canlar…


Sevgi muhabbet kaynar, tüten ocağımızda
Bülbüller şevke gelir güller açar bağrımızda
Hırslar kinler yok olur âşıklar meydanında
Aslanlarla ceylanlar dost olur, sevgi dolu kucağımızda.

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Haz

DON VİTO CARLEONE

04Haz

HATALARA RAĞMEN BAŞARMAK

24May
13May
31Mar